3 Mart’taki Ay tutulmasıyla gökyüzü bize güçlü bir hatırlatma yapıyor.
Kanlı Ay (Blood Moon) Tutulması ve dolunay, görünmeyeni görünür kılan, bastırdıklarımızı yüzeye çıkaran, artık taşımamamız gerekenleri fark ettiren bir etkide.
Dolunaylar zaten tamamlanma ve sonuç enerjisi taşır. Ay tutulmaları ise bunu büyütür.
Sakladığımız duygular, yarım kalmış meseleler, içimizde biriken öfke, korku ve yorgunluk… Hepsi görünür olur.
Dünya sanki zıvanadan çıkmış gibi.
Hepimizin sinir sistemi alarm halinde.
Hepimizin içinde bir ağırlık var.
Bırakmak vazgeçmek veya görmezden gelmek değil, yükü sırtımızdan indirmektir.
Kontrol edemediğimiz şeyleri…
Sürekli maruz kaldığımız negatif akışı…
Başkalarının öfkesini…
Kendi içimizde büyüttüğümüz korku senaryolarını…
Bırakmak, “Ben bunu taşımak zorunda değilim” diyebilmektir.
Bu tutulma, özellikle şu soruyu soruyor:
Gerçekten bana ait olmayan hangi yükleri taşıyorum?
Hangi düşünceler bana değil, korku kültürüne ait?
Hangi alışkanlıklar ruhumu daraltıyor?
Size Hizmet Etmeyenleri Yazın
Sessiz bir ortamda oturun.
Kendinize şu soruları sorun:
-
Hangi düşünceler beni aşağı çekiyor?
-
Hangi alışkanlıklar ruhumu daraltıyor?
-
Hangi duyguları taşımaktan yoruldum?
Hiç filtrelemeden yazın.
Öfke, korku, kırgınlık, suçluluk, kaygı… Ne varsa.
Sonra kağıdı güvenli bir şekilde yakın.
Alevi izlerken şöyle diyebilir veya hissedebilirsiniz:
“Bunları artık bırakıyorum. Bana ait olmayan yüklerden arınıyorum.”
Külünü tuvalete dökebilir ya da toprağa bırakabilirsiniz.
Yakmak istemezseniz kağıdı küçük parçalara ayırıp çöpe atmak da sembolik olarak yeterli olur. Önemli olan niyet. Yaktığınızı veya yeşil bir ateşe attığınızı var sayabilirsiniz de.
Hayatınıza Davet Ettiklerinizi Yazın
Şimdi yeni bir kağıt alın.
Ona da şunları yazın:
-
Hayatımda çoğalmasını istediğim duygular…
-
İçimde büyütmek istediğim özellikler…
-
Dünyaya katkı olarak sunmak istediklerim…
Huzur. Sağlık. Bolluk Bereket. Aşk. Cesaret. Netlik.
Bu kağıdı denize bırakabilir (doğaya zarar vermeyecek şekilde, küçük ve çözünebilen bir kağıt seçerseniz ne iyi olur), ya da toprağa gömebilirsiniz.
Toprak dönüşümün sembolüdür. Deniz arınmanın.
Toprağa gömerken şöyle söyleyebilir veya hissedebilirsiniz:
“Bu niyetleri büyümeye bırakıyorum.”
Neden Bu Kadar Etkili?
Beyin sembolleri gerçek gibi algılar.
Yazmak bilinçaltını aktive eder.
Yakmak “tamamlandı” mesajı verir.
Toprağa gömmek “ekildi” mesajı verir.
Bu dönem dış dünya kontrolümüz dışında olabilir. Ve de öyle!
Ama iç dünyamızda temizlik yapabiliriz.
Arınmayı dünyadan kaçmak değil, dünyaya daha temiz bir yerden katkı sunabilmek olarak hissedebilirsiniz.
Herkesin huzur içinde yaşadığı, gözlerin ışıldadığı, kahkahanın yankılandığı bir dünya için sonsuz olasılıklarımız nelerdir?


