aşk etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
aşk etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

1 Aralık 2023 Cuma

Yeni Yıl Dilek Panosu


Her yılbaşı adet haline getirdim, mutlaka bir dilek panosu yapıyorum. Birkaç defa denk gelip yakın dostlarımdan bana katılanlar ve bu işten keyif alanlar da oldu. Belki siz de seversiniz diye bu defa detaylarıyla burada paylaşmak geldi içimden.

Benim için bu panolar Noel babaya mektup yazmak gibi bir şey. Ama fazlası da var. Hayatımda neyin gerçekten önemli olduğunu keşfetmeme veya yeniden hatırlamama yardımcı oluyorlar. Resimler ve semboller kullandığım için de kelimelerin kısıtlayıcılığına takılıp kalmadan, "Nasıl anlatsam?" diye düşünmeden kolayca gerçek dileklerimi ifade edebiliyorum.

Farklı farklı bilgileri harmanlayıp kullanmayı severim. Bu panoyu da Feng Shui'nin Bagua haritasına oturtup o enerjiden de yararlanmasam ayıp olurdu.

Başlıyoruz:

14 Şubat 2020 Cuma

Aşkın Kimyası




Şu hiç sevmediğim Sevgililer Günü yaklaşırken, "Günü, münü, hediyeyi, çikolatayı bir yana bırakalım, aslolan aşktır" diyerek çok eski dostum, çocukluk arkadaşım Prof. Zeynep Atay Gök ile aşkı konuştuk. O pır pır eden kelebekleri. Ellerin terlemesini. Kalbin küt küt atmasını. "Hepsini kimyasallar yapıyor," dedi. Adrenalin, serotonin, dopamin arasında, aşkın bütün romantizmi gidiyor mu diye korktumsa da, gitmiyor, gitmiyor, merak etmeyin.

17 Mart 2016 Perşembe

Quartz Taşlar Her Derde Deva


Quartz taşların - ve tabi tüm diğer doğal taşların - masaj terapilerinde, enerji çalışmalarında, çakra dengelemelerinde, hatta sadece iyi hissetmek, nazardan/radyasyondan korunmak amaçlı kullanıldığını duymuşsunuzdur.

Bu taşların suya enerji katma amaçlı kullanılması da çok eski çağlara, Eski Yunan'a ve diğer kadim medeniyetlere dayanır. 
(Suyun hafızası olduğunu aşağıdaki deneyi izleyerek görebilirsiniz.) 




Bedenimizin %90'ı suyken, çevremizdeki enerjilerin, sözlü, sözsüz tüm etkenlerin suyla birlikte bizi olumlu ve olumsuz etkilemesi kaçınılmaz oluyor.

Kötü enerji yayan insanlardan uzak durun, kötü sözler söylemeyin, olumsuz düşünmeyin denmesi hep bundan. "İnsanız, etkileniyoruz"... Hatta daha da doğrusu "Suyuz, etkileniyoruz!"

27 Ağustos 2014 Çarşamba

Şans Kolyelerim


Secret'ın da dediği gibi "Bizde ne varsa onu çekiyoruz."

Ben de sahip olmak istediğimiz her şeyi üzerimizde taşımamız için bu şans kolyelerini yaptım. Minik minik renkli derilerin içine bolluk, bereket, aşk, şans, başarı, coşku, korunma, şifa, blokajları çözme, huzur... daha aklınıza ne gelirse, hepsini sembolleştirip koydum. Sevgiyle de dikip kapattım. İlk yaptıklarımı çok sağlam dikiyordum. Sonrakilerine, zamanı gelip işi biterse, çözülüp bozulabilme şansı vermeyi uygun gördüm. Koparsa, düşerse, "Öyle olması gerekiyormuş," diyeceğiz artık!

Bakın meselaaa:


Bunda "iletişim" var..


Bunda "tutku"


Bunda da "huzur"

Ruh halime göre bazen tek birini, bazen bir kaçını, çoğu zaman da hepsini birden takıyorum.




İplerinin düğümünü farklı yerlerden atınca boyları da uzayıp kısalabiliyor.


Hızımı alamayınca birkaç tane de anahtarlık yapıverdim! İnsan her gün kolye takamaz ama, değil mi??!!


Ritüeller motive olmak için çok yararlı gerçekten de. En azından odaklanmamızı, belirli bir konuya öncelik vermemizi, o konuyu aklımızda tutmamızı sağlıyor. 

Aslında en kolayı ne istiyorsak o olmak tabi. 

Nefret doluyken sevgi beklemek, cimriyken bolluk bereket özlemek, insanlara öfkeyle yaklaşırken huzur aramak... Belki oluyordur. Ben pek şahit olmadım.

Kolyelerime şans dilerken bu yazıyı okuyanları da es geçmek istemedim. Hiçbir şey tesadüf değildir. Demek ki bugün sizin de şanslı gününüzmüş...

Hepimiz bugün için en az bir kişiyi 
sevindirebilsek ne iyi olur..
 (Ben yapmış olabilirim 😊 )

6 Temmuz 2014 Pazar

Doğru Kişiyle Evlenmek


Yaz geldi, düğün mevsimi açıldı. Bir yanda davulla zurnayla, güle oynaya evlenen arkadaş çocuklarımız. Diğer yanda, küfür kıyamet boşanan yaşıtlarımız.

Çocuklarımıza nasihat vermeye kalksak, inandırıcılığımız yerlerde sürünüyor. Biz de böyle bir nesiliz demek ki. Doğru insanları mı seçemiyoruz, hoşgörüsüz müyüz, hayat mı fazlaca yıpratıyor, 'Bozulursa tamir et,' devrinden vazgeçip, 'Bozulanı tamir etmeye değmez, onu at, yenisini alırsın,' devrine mi geçtik? Her neyse, bir yerlerde 'Error' verdiğimiz kesin.

Bakın, Alain de Botton da bu konuyu masaya yatırmış ve şöyle değerlendirmeler yapmış:

8 Haziran 2014 Pazar

Bahar ve Badem Likörü

Bahar

Baharın geliyor olduğunu, okul yıllarında herkesin rengarenk giyinmesinden ve bahçeden yükselen neşeli seslerden anlardık ilk. Hala dersler ve sınavlar bütün hızıyla devam ediyor olmasına rağmen hepimizi anlamsız bir sevinç kaplardı. Çoğumuz aşık olurduk.
Ve bir de baharlar açardı tabi…
Allaha şükür, o dersler ve sınavlar çok uzaklarda kaldılar artık. Allaha şükür, aşk her zaman var. Ve yine Allaha şükür, baharlar hala açıyorlar.
O zamanlar, çiçekli ağaçları görünce “baharlar açmış” der geçerdik. Bilmezdik ilk açan baharların badem ağacı olduğunu falan…Bilmemize gerek de yoktu aslında.. Hala da yok!
Ama olsun, bilmek insanın hoşuna gidiyor…
Baharda, güneşli havayı bulunca, dayanamam, kendimi dışarı atarım… Çiçeklenmiş badem ağaçları çok güzel görünür sokaklarda. Her taraf bembeyaz olur… Ağaçlara kar yağmış gibi… Dayanamayıp bir iki dalını “budarım” bazen bir ağacın.(Kopartırım demeye dilim varmıyor; gerçekten de çok sıkışık duran dalları keserim.) 
Badem Ağacı
Vazoda da çok güzel dururlar durmasına da, evi saran parfüm kokusunun oradan geldiğini anlamazsanız, arar durursunuz.
Çok kuvvetli bir kokusu vardır bademin. Çok yakınında uzun zaman duramazsınız; fenalık gelir!
Bademden bahsedince, mutfağa girip, bademli bir şeyler de yapmak istiyor insan. Kurabiyeler, tartlar… Hepsi olur da, onlar kuru bademle de olur…
Taze bademle ne olur, biliyor musunuz? Badem Likörü!
Hem çok değişik bir lezzettir, hem de evde yapılan likörlerin en kolayı…


Ve işte tarifi:Badem Likörü
Ev Yapımı Badem Likörü
1 ½ bardak çiğ badem ( kavrulmuş veya tuzlu badem değil)
6 bardak votka
1 büyük çubuk tarçın (kıyılmış/doğranmış)
1 bardak şurup
1. Bademleri, tarçını ve vodkayı, önceden kaynatılmış (sterilize edilmiş) turşu kavanozu gibi büyük bir kavanoza koyun.
2. Malzemenin karışması için iyice çalkalayın ve 2 -3 günde bir çalkalayarak 3 hafta kapalı olarak bekletin
3. Bir hafta da çalkalamadan bekletin. ( Toplam 4 hafta bekleyecek )
4. Dördüncü haftanın sonunda, süzme işlemine geçin.
ŞişelerÖnce üstteki berrak kısmı bir süzgeçten geçirerek sterilize edilmiş başka bir kavanoza dökün.
Altta kalan bulanık kısmı, daha ince bir süzgeçten (hatta pamukla da kaplayabilirsiniz süzgeci) geçirerek başka bir kavanoza süzün. Bu kavanozun da tortusunun dibe çökmesini bekleyip, birkaç gün sonra tekrar aynı süzme işlemini yapın.Vodkalı bademleri kullanabileceğiniz bir yer varsa, kullanın veya atın. (Vişne liköründen geriye kalan vişnelerle çok güzel vişneli çikolata oluyor ama bademden ne yapılır bilemedim..)
5. Badem Likörünüzü tatlandırmak için, 1 bardak suya 1 bardak şeker koyup kaynatarak hazırladığınız şurubu ekleyin.(Şurubun miktarını ağız tadınıza göre ayarlayabilirsiniz.)
6. İyice çalkalayın ve hoşunuza giden şişelere doldurun.
ÇikolataEv yapımı likörünüzü artık keyifle içebilir, misafirlerinize ikram edebilirsiniz.
Hele bir de yanında çikolata varsa, tadına doyum olmaz.
Her gününüz bahar gibi olsun…

Her şeyi mevsiminde tüketsek ve hatta yapabiliyorsak,
 satın almak yerine kendimiz yapsak 
ne iyi olur..