7 Mayıs 2018 Pazartesi

Neyi Ölçüyorlar, Neyi Değerlendiriyorlar?



Yine alıştığımız haberlerden biri çıktı karşıma:
"718 cevap anahtarının yanlış okunduğu tespit edilince mahkeme, 7 ay önce son kez yapılan SBS’nin yürütmesini durdurma kararı verdi."

Hepimiz bir şekilde, ya kendi çocuğumuzla ilgili olarak, ya da yakınlarımız sebebiyle şu sınav stresini gördük, duyduk, yaşadık, hatta kimimiz  derinden hissettik. İnsanın yaşamından çalınmış zamanlara en büyük örnektir, bana sorarsanız. 
Eve kapatılmış çocuklar ve okuyarak öğrenilmeye çalışılan bir hayat. Hayat dışarıda sürüyor zaten; çıkıp baksa öğrenecek.

26 Nisan 2018 Perşembe

Eataly'de Mozzarella Workshop'ı


Mozzarella yapıyordum yapmasına da, Eataly'de italyan şeften de bir  göreyim demiştim.

İtalyan şef yoktu, workshop benim için hayal kırıklığıyla başladı.

Ön yargılı olmamak lazım. Napoli'de işi öğrenmiş, 4-5 yıldır da Eataly'de peynir ustası olarak görev yapan Tahsin bey, İtalyan şef eksikliğini hiç hissettirmediği gibi, öğretmekten ve yardımcı olmaktan çok hoşlanan sevimli - ve sabırlı - biri çıkınca, huysuz komşu teyze tadındaki yaklaşımımı çabuk atlattım.

Ayaktan Gelen Sağlık Refleksoloji


Hadi biraz aklınızı karıştırayım...

Size hangisi daha yakın? Geleneksel tıp mı, alternatif tıp mı? 

Yani akupunktur, qigong (egzersiz), makrobiyotik beslenme, nefes çalışmaları, aromaterapi, kuantum terapi, reiki ve benzeri geleneksel çalışmalar mı? 

28 Mart 2018 Çarşamba

Anlatamadıklarımı Anlatanlar Var


Yağmur yağıyor, ben de ıslanıyorum. Suyu anlatmaya çalışıyorum. Islak diyorum. Rüzgar olunca üşütüyor diyorum. Güneş çıkınca kuruyor diyorum. İçebiliyorum, pek tadı yok diyorum. Denize hiç girmediniz mi, o da su diyorum. Bilimsel olarak nedir diyorlar. H2O diyemiyorum. İlla ki şunu görmek istiyorlar:


27 Mart 2018 Salı

HIDRELLEZ VE DİLEKLERİMİZ

"En" eğitimlilerin bir arada olduğu bir grupta, TEOG  ve YGS öncesi, çocuklara okunmuş pirinç yutturma, yeşil toplar gönderme (Metin Hara'nın kulakları çınlasın), okuma üfleme konuşmalarına denk geldiğimden beri her çeşit "Secret" yöntemine duyduğum yakınlığı uluorta ifade etmekte sakınca görmemeye başladım. Hıdrellez de bunlardan biri.

Kitaplarımda da bir şekilde bahsederim hep. Mucizelerle Yaşam ve Hayatını Upgrade Et kitaplarımda da, kitaplara bağlı blog'larımda da benzer paylaşımlarım var.

Yaşadıklarımızı kendi düşüncelerimizle yaratıyoruz; ama doğamızdan o kadar uzaklaşmışız ki düşüncelerimizi dileklerimizle ilgili şekillendirebilmek için hep özel ritüellere, odaklanmaya ihtiyaç duyuyoruz. 
İşte bu okunmuş pirinçler, nazar boncukları öyle devreye giriyorlar. 

4 Şubat 2018 Pazar

Sizi Hangi Kelime Tarif Ediyor?


Facebook'ta böyle bir test çıktı karşıma. Testi yapmakla uğraşmadım, doğrusu. Saçma sapan testlerden biriydi muhtemelen.. Yapanların çoğu "cins" olduklarını öğrenmişler, test sayesinde. Cins olan cins olduğunu öğrense ne olur, öğrenmese ne olur.. Ama bu kadar çok kişi cins tarifine uyuyorsa, cins tarifini yeniden gözden geçirmek gerekecektir, o da ayrı...

Ben testi yapmak yerine, kendi kendime düşünüp, kendime bir kelime yakıştırmayı denedim. Onu da yapamadım, yakıştıramadım!

Ayın Biri Kilisesi


Vefa Kilisesi İstanbul'daki 75 Rum Kilisesinden sadece biri. Büyük ihtimalle adını hiç duymadınız bile. Meryem Ana Ayazması da burada... Onu da duymamışsınızdır muhtemelen. Ama "Ayın Biri Kilisesi" dersem çoğunuz bilirsiniz. Büyükada'daki Aya Yorgi Kilisesi'yle birlikte, her dinden, her inanıştan insanların akın akın koşup kuyruklar olduğu meşhur kilise burası. En çok da Müslümanlar geliyormuş!!

Neden meşhur? Herkes orada dilediği dileklerinin gerçekleştiğini söylüyor da ondan.

27 Nisan 2017 Perşembe

Can Oba: Yemeği Yemek Yapan, Nerede Yediğin ve Kiminle Yediğindir.



Can Oba... Uzun zamandır herkesin dilinde olan, Sirkeci'deki fine-dining restoranın sahibi, "çok farklı şeyler yapıyor, Michelin yıldızlı ayarında" diye bahsedilen ödüllü şef... 

Önceki hafta Sirkeci Garı'ndaki Çikolata Festivali sonrasında, o meşhur yemeklerini tatmış, daha müsait bir zamanda sohbet için anlaşmış, Kanyon'daki tatlı dükkanında buluşmaya karar vermiştik.

26 Nisan 2017 Çarşamba

Güneşten Korunmak Mı Korunmamak Mı?


"Yumurta kolesterolü yükseltiyor", "Pardon yükseltmiyormuş", "Tereyağı kalbe zararlı", "Pardon zararlı değilmiş", "Alkol sağlığa zararlı", "Sağlığınız için her gün bir kadeh kırmızı şarap için".

Ve... Tabi ki güneşten korunun!!

Bu henüz çürütülmedi. Nasıl çürütülsün?! Cesaret ister... Güneş koruyucusu satışları, kozmetikten önde gidiyormuş.

25 Nisan 2017 Salı

Yemek Stilisti Gamze Bursa, Yeni Kitabı No:22 ve Sürpriz Tarifleri


Domatesleri nasıl dörde bölüp kaynattığımı anlattığım domates sosu yazım en çok okunan yazılarımdan biri olunca madem ki herkes yemeğe bu kadar meraklı, o zaman "Yemek olsun" dedim. Ve bu işin piri, ilk kitabıyla en iyi yemek fotoğrafı ödülü de almış (Gourmand World Cookbook Awards), hem yemek stilisti hem yemek yazarı ve hatta çok da iyi bir aşçı olan üç kuşağıyla aile dostumuz Gamze Bursa'nın kapısını çaldım. 

12 Ocak 2017 Perşembe

Ne Yiyorsak Oyuz, O Yüzden Mi Zehir Saçıyoruz?


Doğal yiyecek, doğal yiyecek diye diye bir hal olduk. 
Önce Mono Sodyum Glutamat'ı duyduk. (MSG veya E621). Yiyeceklerin içerisindeki tadı öne çıkartmakla kalmayıp tat almamızı sağlayan bezlerin salgısını arttırdığı, illüzyon tatlar yaratıp beyin kimyamızla oynadığı, - Alzheimer's ve Parkinson'a sebep olabileceği -, retina dejenerasyonu (hasarı) yarattığı, - glukom'a, göz tansiyonuna yol açabileceği - iddia edilince iyice tırstık. 

Soya sostan, cipslerden vazgeçelim dedik. (Çocuklar - hele büyümüş, yetişkin olmuş çocuklar - geçmiyorlar tabi kolay kolay. Onlara laf da geçmiyor üstelik...)

25 Mart 2016 Cuma

İşte Size Zenginlik



Bugün çocukluğumdan beri ilk defa paskalya yumurtası boyamaya kalkınca düşünmeden edemedim. Ne kadar zengin çocukluğumuz vardı bizim diye.

Zengin dedimse "Ben zenginim karanfil bırakmadım, gül bıraktım, ha ha ha," seviyesinde zenginlikten bahsetmiyorum tabi ki. 

Bizim bir sürü bayramımız vardı. Hem Şeker Bayramı'mız hem Kurban Bayramı'mız hem Noel'imiz hem Paskalya'mız hem Pesah'ımız.

17 Mart 2016 Perşembe

Quartz Taşlar Her Derde Deva


Quartz taşların - ve tabi tüm diğer doğal taşların - masaj terapilerinde, enerji çalışmalarında, çakra dengelemelerinde, hatta sadece iyi hissetmek, nazardan/radyasyondan korunmak amaçlı kullanıldığını duymuşsunuzdur.

Bu taşların suya enerji katma amaçlı kullanılması da çok eski çağlara, Eski Yunan'a ve diğer kadim medeniyetlere dayanır. 
(Suyun hafızası olduğunu aşağıdaki deneyi izleyerek görebilirsiniz.) 




Bedenimizin %90'ı suyken, çevremizdeki enerjilerin, sözlü, sözsüz tüm etkenlerin suyla birlikte bizi olumlu ve olumsuz etkilemesi kaçınılmaz oluyor.

Kötü enerji yayan insanlardan uzak durun, kötü sözler söylemeyin, olumsuz düşünmeyin denmesi hep bundan. "İnsanız, etkileniyoruz"... Hatta daha da doğrusu "Suyuz, etkileniyoruz!"

28 Şubat 2016 Pazar

Anahtarlarım Nerede? Bebek Kız Mı Olacak, Erkek Mi??


Telefonu kaybedince çaldırıp buluyorsunuz da, anahtarlar veya gözlük söz konusu olduğunda iş zorlaşıyor. 

                                                         
Kahve falı bakan arkadaşınızı bulduğunuzda hemen fincanı kapatıyorsunuz da kendi kendinize bakmaya kalktığınızda "Yol  var,", "Balık var," dan öteye geçemiyorsunuz.


Bazen gerçekte ne istediğinizi veya yediğiniz şeyin içeriğini, gerçekte ne yediğinizi bilmiyorsunuz. 

8 Aralık 2015 Salı

Yeni Yılda - ve her zaman - Mutlu Olmayı Seçiyorum


Yeni yılda bir sürü karar verilir ya. 
Sonra çoğu ya unutulur ya ertelenir hani. 
Ben de verdim. 

Ama bu defa yeni yılın gelmesini beklemedim. 
"Diyete pazartesi başlıyorum," sendromuna kaptırmadım kendimi. 
Yeni yıl geldiğinde ben de onu yeni benle karşılayıp şaşırtacağım bu defa. 
Yeni ben değilse bile yeni versiyonumla.

Yeni yılı şaşırtmak isteyenler, katılın hadi bana.

7 Mayıs 2015 Perşembe

Makyaj Dediğimiz İlüzyon Yaratmak


Yaşam da ilüzyondan ibaret değil mi zaten!?

Hem eğlenelim hem öğrenelim kapsamında yaptığım çalışmalara daha havalı adıyla "Make up artist", bildiğimiz şekliyle "Makyözlük" eğitimini de katınca maymun iştahlılık/yok canım, meraklı olmak/ hayır, hayır ne istediğini bilmemek şeklinde yorumlara maruz kalmam kaçınılmaz oldu tabi.

15 Ocak 2015 Perşembe

Mozzarella Yapmak Pek Kolaymış



Peynir atölyeleri beyaz peynir, kaşar ve hellimden sonra mozzarella ile devam etti. 
Ben kolaydan başlayıp zora doğru gidiyoruz diye düşünürken en kolayı mozzarella çıktı. Sütü tencereye koymakla peyniri yemek arasında geçen zaman topu topu bir buçuk, iki saat tutunca o peynirlerden çakma bir pizza yapıp yemek bile mümkün oldu.

11 Aralık 2014 Perşembe

40 Yaş Üstü Makyaj


"Ben botoksumu, face lift'imi yaptırmışım, niye 40+ makyajı yapayım?" diyorsanız, tamam siz yapmayın... (Ama ne kadar çekilirse çekilsin, her sabah portakal suyu içer gibi vitamin iğnesi de yaptırsanız, o cilt eskisi kadar elastiki değil tabi ki...) Bu yazı harbi 40 yaş üstü olanlar için. Diğerleri için teenager makyajı yazacağım daha sonra 😀

Başlıyorum!

10 Aralık 2014 Çarşamba

Hellim Peyniri


Evde beyaz peynir ve kaşar peyniri yapmayı öğrenerek başlayan peynir maceramız, hellim ile devam etti. 

Ben en çok hellimden keyif aldım. Öğleyin çiğ sütü kaynatarak başlayıp, Happy Hour'a kızarmış hellim yetiştirebilmiş olmanın bunda önemli bir payı da var galiba.

Tekrar tekrar anlatmayayım, bütün peynirlerde yaptığımız, sütü alıp, pıhtılaştırıp, suyunu ayırıp, peynirine göre işlemek ve sonra da gerekiyorsa olgunlaştırmak, tuzlamak şeklindeydi.

Hellimi de, tabi ki, hemen evde denedim. Isıtmayı, kültür ve maya katmayı artık öğrenmiştim. Beklemeye de alışmıştım, ki bunda beklemeler daha kısa kısa oldu..

Öncekilerden farklı olarak, kestikten sonra, telemeyi ısıttım.


İki ayrı tencerede 20 dakika boyunca telemeleri karıştırmak eğlenceliydi.

O arada güzel bir playlist iyi geldi. Müzik dinleyince, vakit daha çabuk geçti..


Arkadaki tencerede de cendere bezleri kaynıyor..

Çok seri çalışıyorum, görüyorsunuz..

Isıtılınca, telemelerin içlerindeki sular çıktı ve büzüştüler..


Daha ufak tefek teleme parçacıkları oldular.


Bakın kaşarın telemesi böyleydi:


Artık tecrübeli oldum ya, iki ayrı teleme hazırlayıp, onları eş zamanlı olarak karıştırıp, eş zamanlı olarak asabildim..


Sonra yine baskı..




Ama bu defa daha az ağırlık ve daha az zaman.. 
5 kiloluk dirhem ve yarım saatle işi hallettim.


Geriye, kesmek ve yarım saat, 40 dakika kadar, kendi suyunda 
haşlayıp, tuzlamak kaldı.






Ve geleneksel şekilde ikiye katlamak..



Bu defa erken bitti.. Kızartmak için Happy Hour'u bekleyemedik..

Akşama sadece bu iki parça kaldı..




Daha detaylı bilgi için:



Herkes  canının çektiğini yapabilmek ve yiyebilmek 
lüksüne sahip olsa ne iyi olur..